ayça berfu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ayça berfu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Aralık 2008

Kısacık

Kendime kızdım.
Kaç günlerdir, aslında tam olarak bayram öncesinden beri, gazete karıştırmayışıma (tabii malesef sanal alemde, yoksa gönül isterdi ki kuzenlerin şenlendirdiği bir pazar kahvaltısı sonrası, demli çaylarımızın yanında yaktığımız ilk sigaramızla herkes eline bir gazete alsın, hatta Radikal İki'ye ilk kim davranacak diye kıpır kıpır olalım, sonra mır mır okuyup "aaa şöyle olmuş, böyle olmuş" diye anlatalım birbirimize) kızdım. Burda bazen hayat duruyor benim için. Bu da öyle birkaç haftaydı işte....
Bugün hayata dönüp de memlekette neler oluyor ki diye merak edince, günlerdir anlam veremediğim, feysbuktan falan beni tacizlemekte olan "Ermenilerden özür dilemiyoruz" davetlerinin nedenini, önce Baskın Oran'dan sonra Yıldırım Türker'den öğrendim. Şaşkınlığım daha geçmemişken bu sefer de Can Dündar'a çektiği belgeselle ilgili anında görüntü davalar açıldığını (Atatürk'e nasıl Mustafa denirmiş, Atatürk nasıl pofur pofur sigara içerken gösterilirmiş, olcak bişi diilmiş bu) okudum:/
Nasıl kurtulacağız biz bu tehdit algımızdan, tabularımızdan?
Bir fırın ekmek?
Yetmez sanki.


9 Haziran 2008

Berfu Groningen'de

Sayın Ev Ahalipisi yazarlarından Berfu'nun ilk Gröningen anılarını dinleyelim, buradan buyuralım:

Ta taaaammmm. KuzeyGüney gururla sunar: Berfu Groningen’de.

11 Ekim 2006

Everything in its right place

Gecen gun uzun uzadiya yazdigim ve blogun azizligine ugrayip buraya gelmeyen yazım nedense gozumde gittikce degerlendi. Sanki orada cok muhim seylerden bahsetmisim de bir daha asla oyle bir yazinsal surece giremeyecekmisim gibi...Degil. Zira geyigin allahini yaptiydim o yazida. Belki de sanal alemin dibi gorunmez kuyusunda kaybolmasi hepimiz icin daha hayirli oldu. Yine de insanın aklında kalıyor, dusunuyor tabii su sekilde: "ulen yigit var ya bu yaziyi okuyunca cok gulcekti, arıycaktı beni hemen, 'vay be berfu neler yazmissin oyle gulmekten karnima agrilar girdi. Cok komiksin, super bi insansin. Iyi ki senin gibi bi kuzenim var' diyecekti. Denizle Beyza hirs yazip hemen comment yazcaklardi" falan filan.
Umut Sarıkaya'nında boyle bir dizi karikaturu var biliyosunuz. Bizim icin degersiz olan seylerden bile vazgecemiyoruz, kaybolunca ya da baskasinin eline gecince uzuluyoruz. Yine bizim olsun istiyoruz. Adeta ayrildigimiz bir eski sevgili gibi.
Buna bilinenin verdigi rahatlik mi demeli?
Ya da su bize ait ivir zivirlardan vazgecememe takintisina donersek.... Benim icin oyle esyalar var gercekten. O yuzden odam tam bir uyumsuzluklar diyari. Her cekmeceden birsey firliyor. 5 sene once Onur ve Utku ile İstanbul'da Pano Şarapevinde içerken şarap şişesinin üstündeki etiketi kazimisim, arkasina tarih atmisim o var. Yok efendim oradan buradan topladigim at kestaneleri. Giyilmeyen ve giyilmek icin buzul cagini bekleyen bogazli kalin kazak (ama nasil atilir o, annecigim ODTU'ye ilk geldigim sene yurtlarda usur hasta olurum diye almis gondermis), Kinder Süprizlerden cikan ibisotesi oyuncagimsi seyler (ahtapot ailesi, uykucu sirin, timsah ailesi, Arap petrol tuccarlari varillerin ustunde gibi). Butun bunlardan bir an evvel kurtulmak istiyorum. Odami her topladigimda elim onlara gidiyor, atayim sunlari diyorum, yine vazgeciyorum. Zamanlarini bekliyorlar bakalim.
Buralara nerden geldim ben? Haaa, yazim kaybolmustu di mi? Valla cok super seyler yazmistim o yazida. Keske okuyabilseydiniz, cok gulcektiniz.
Yazimi sonlandirirken, Yigit, sana iki cift lafim var. Benden aldigin kitaplari geri ver artik. Ayip oluyo. Ayrica 3 sene once birgun okula giderken yaninda goturup bir daha da hic geri getirmedigin yoyomu da unutmadim. Unutmayacagim.
Berfu - inspired by "everything in its right place"

10 Ekim 2006

deneme

Olm bu bloga bisey yollanmiyo. Bak deniyorum yine, giderse namerdim.
Berfu

26 Mayıs 2006

Kaş diyodum tam

Teknik bir aksaklıktan ötürü - yoksa bir ebleklik mi? - yarım kalan yazıma devam ediyorum.
Kaş'a geliyordum tam. Havalar ısındı, Kaş özlemi başladı. Ve fakat tez yakın, Kaş uzak:/
Eylülden sonra gidelim diycem ama siz şimdi okul başlıyo, yok kayıtlar var falan dersiniz gelmezsiniz.

Herneyse...
Hoşgeldim blogg'umuza:)

Berfu

Hava sıcak & Kaş uzak

Aaaaaa yoksa ben de mi blogger oldum olm???
Dur bakiimm bi deneyelim.
Meleba ibisler ve ibisotesiler.
Size isyerimden yazmaktayim. Dolayisiyla her an mudurotesi bir kuvvet beni durdurup yazmakta olduğum rapopra geri döndürebilir.
Şimdi Haberler:
1- Berfu'nun bugün Beyza'ya özenip yillardan sonra saçini toplaması kitleleri hayrete düşürdü. Yapılan oylamada Berfu'nun bundan sonra sacini hep toplamasina karar verildi.
2- Berfu tezini bitirmeye - ya da bitirmemeye - günden güne daha çok yaklaşıyor. We'll see.
3- Yigit İbişi Berfuya Beyzaya kahvaltıya gelmediği gibi bir de aramayı sormayı da bıraktı. BB kardeşler "böyle kuzen olmaz olsun" diye feryat ettiler.
4- Berfu dün gece rüyasında iş yerine terliklerle gittiğini gördü ve sıkıntı içinde uyandı. İlk önce "allam ayakkabı terlik, bunları görmek sıkıntıya delalettir" diye düşünse de, bir süre sonra aklına yatmadan önce Penguen'de Umut Sarıkaya'nın Seher ananın topuklarını konu ettiği yazısını okuduğu aklına geldi. Biliçaltına sızıp free association'la kendisinde sıkıntı yaratan bu Umut'a sinirlendi. Sonra aklına bu hafta çizdiği mini öykü geldi ve siniri hemen geçti. (Bkn. Cincik Mayve Suları).