Doğumgünün kutlu olsun sayın Evahalipisi !
Herkes kendi bloğunun doğumgünün kutluyor, bizim neyimiz eksik? :)
Kutlama nedeniyle geçen sene bu zamanlar yazdığım yazılara bir göz atayım dedim ve sanki bir sene öncesine değil de bir buçuk sene öncesine gitmişim gibi geldi bana(: (ehemehe) -Özellikle şu yazı. İstanbul maceralarımla başlamış bu blog benim için. Ne kadar zor günler geçirsem de Mayıs'ta İstanbul'da olmanın ayrı bir tadı vardı. Eh, şimdi İstanbul'da olmak vardı anasını satıyım deyip gideyim ben.
Dur dur gitme, bir şey diyeceğim. Sen okuyorsun ya şimdi benim yazdıklarımı. Çok acayip bir şey bu ya! Ben burada, iş yerimde, mesai bitimine yakın bir saatte acele acele bu yazıyı yazıyorum; sen aklıma bile gelemeyecek kadar alakasız bir yerde ve şekilde bunu okuyorsun. Bunları okuyan dünya üzerinde sadece sen bile olsan olur. Ben bu hisse zor alışacağım sanırım. Ama çok hoşuma gidiyor o da ayrı konu. Şşt, naber, nasılsın, nasıl gidiyor? (Ersin Karabulut yapardı bazen bunu. ) hadi görüşürüz.
Son olarak: yaş günü maş günü dedik ya, bir ara pek meşhur olan sanal hayvanlardan besliyor gibi hissettim kendimi bir an. Ne menem bir şeydi o ya, hayret bir şey. Neyse hadi git sen, oyalamayayım ben.