Hrant Dink etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hrant Dink etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Ocak 2010

Günün Okuması ve Çağrısı #4 - Katili Tanıyoruz Adalet İstiyoruz

19 Ocak'ta üçüncü öldürülme yıldönümü olacak Hrant Dink'in. Bu nedenle bir anımsatma yazısı yazmayı düşünüyordum zaten. Ama bunun yerine, Hrant'ın Arkadaşları'nın Hrant için Adalet için sitesinde yaptıkları, her bir kelimesini yine içim yanarak okuduğum çağrı metni, burada hem çağrı hem de günün okuması olarak dursun istedim. Adaletin, kardeşliğin hüküm sürdüğü, onurlu bir hayat istiyorsak bu sesi duyurmalı, bu hayatı isteyenlerle bir arada olmalıyız. Lamı cimi yok.


19 OCAK'TA HRANT İÇİN ADALET İÇİN

Hrant Dink katledileli üç yıl oldu ve onu öldürtenler hâlâ elini kolunu sallayarak dolaşıyor.

Ayak işlerini gördürdükleri üç-beş adamı mahkemenin önüne attılar. Görevlilerinin doğru dürüst soruşturulmasını önlemek için devlet valisiyle, komutanıyla, siyasetçisiyle, yargıcı ve savcısıyla seferber oldu. Attıkları manşetlerle cinayete zemin hazırlayanlar, pişman olacakları yerde pişkin pişkin görevlerini sürdürdü. Cinayete yol açan veya göz yumanlar, katilleri yetiştiren, onlara resmî görevler verenler, katili bayrağın önüne koyup kahramanlık görüntüleri çeken ve dağıtanlar... Hepsi korundu, kollandı ve hepsi hâlâ devlet görevlisi.

Hrant için adaleti çok gören devlet onlara yeni rütbeler, terfiler bile verebilir.

Bütün bunlara bakarak soralım:

Hrant'ın katili kimdir?

Ve cevap verelim:

Hrant'ı kollektif bir "resmî" irade öldürdü.

Bu iradenin sahipleri gaddar, korkak ve hilebazdır. Ortaya çıkamaz, kendilerini gösteremezler. Derin devletin dehlizlerinde ele geçirilen "Kafes" planını hatırlayın. Hrant'ın katledilmesinden "operasyon" diye söz edildiğini hatırlayın.

Onlar bizi de, Hrant'ın arkadaşlarını, sevenlerini, adalet arayanları da kendi karanlıklarına çekmeye çalışıyorlar. Mahkemelerin tozlu dosyaları arasında tıknefes olalım, duruşmalara gidip gelmekten usanalım, adalet aramaktan umudu keselim istiyorlar. Kesmeyeceğiz. Kesemeyiz.

Çünkü Hrant Dink cinayetinin arkasındaki "devlet eli" tereddüde yer vermeyecek şekilde yargı önüne çıkarılmadıkça, katillere yardım eden, göz yuman, raporları hasıraltı eden, katile kahraman muamelesi yapan polis amirlerinden, jandarma komutanlarından, valilerden, soruşturmaları engelleyen yargı üyelerinden hesap sorulmadıkça, hiçbirimizin geleceğinin güvence altında olmadığını biliyoruz.

Hrant bize her şeyden önce onurlu bir kardeşlik ideali bıraktı.

Onurlu ve güvenli bir kardeşlik için,
Hrant için adalet için,
19 Ocak'ta onun öldürüldüğü yerde buluşacağız.

Adaletin, kardeşliğin hüküm sürdüğü,
onurlu bir hayat istiyorsanız bizimle olun.

19 OCAK'TA HRANT İÇİN ADALET İÇİN

14 : 30 - Agos Gazetesi önü



*Evahalipisi'ndeki diğer Hrant yazıları 1, 2

11 Şubat 2008

Düzeni Düzenle

Az önce yanlışlıkla bloğun görünüm ayarlarıyla acımasızca oynayabildiğiniz kısmına girmişim. Tam "gönderi oluştur" düğmesine basacakken, sekmede yazılı bu sözcük ikilisini gördüm:

Düzeni Düzenle


Bu ikiliden insanın aklına neler gelebilir? Neler gelmez ki! Hrant Dink'in bugünkü üçüncü duruşmasına giderken hala arsızca bağıran sanıkların oluşturduğu çirkin sahnenin arkasındaki çok daha çirkin görüntüden; Radiohead'in son albümü In Rainbows'la zaten zayıflamış eski-ekol müzik dağıtım düzeninin kırılmış zincirine kadar bin türlü düzen aklıma geldi birkaç saniye içinde.

Düzenin, Türk Dil Kurumu sözlüğünde tam 11 tane anlamı varmış:

1 . Belli yöntem, ilke veya yasalara göre kurulmuş olan durum, uyum, nizam, sistem.
2 . Soyut ve somut nesnelerin bir sıraya, bir hedefe, bir amaca göre sıralanması, konsept.
3 . Yerleştirme, tertip:
"Evin en bozuk düzeninde bile hastalığa mahsus birtakım aletler vardır."- R. N. Güntekin.
4 . Bir devletin belli başlı ilkeleri bakımından yönetimde tuttuğu yol, yönetim biçimi, rejim.
5 . mecaz Bir kimseye, bir kuruluşa karşı toplu olarak alınan gizli karar, dolap, komplo.
6 . mecaz Topluca ve gizlice yürütülen herhangi bir plan, dolap, komplo.
7 . mecaz Dolap, hile:
"Hile, düzen dağarcığından elbette yeni bir şey bulup çıkaracak."- E. E. Talu.
8 . müzik Müzik aletlerinde ses ayarı, akort.
9 . toplum bilimi Toplumsal bir yapı içinde ögelerin bütüne, bütünün ögelere ve ögelerin birbirlerine göre ilişkileri:
"Orta hâlli ailelerin kurduğu bu düzende herkesin bacası tüten, kapısı çalınan bir evi var."- N. Meriç.
10 . halk ağzında Alet edevat takımı.
11 . halk ağzında Bez dokuma tezgâhı.

ve düzenlemek:

1 . Düzenli, düzgün duruma getirmek, düzen vermek, tanzim etmek:
"Odasını düzenledi."- .
2 . Yapmak, hazırlamak:
"Merdivenleri, masaları gayet hantal, battal şeyler. Bodrumun ışığını da buna göre düzenlemişler."- B. R. Eyuboğlu.
3 . müzik Düzenleme yapmak.
4 . müzik Müzik aletlerini akort etmek.

Görüldüğü üzere, düzen sözcüğünün pek de güzel bir geçmişi olmamış ki, dilimizde çoğunlukla olumsuz bir anlam edinmiş. Zira, 11 anlamdan birinci ve dördüncüde gördüğünüz gibi, tarafsız bile gözükse, pek güzel sahneler getirmiyor insanın gözünün önüne.

Düzenlemekse ne güzel! Güzelleştiriyor, toparlıyor, istediğin gibi olmayan bir şeyi istediğin bir hale getirme durumunu anlatıyor. Düzeltmek değil, düzenlemek. İronik bir şekilde düzenlemek sözcüğü, düzenden kaynaklanan rahatsızlığı gideriyor.

Gibi görünüyor. Ve fakat, düzenlemek, zaten belirli bir şekle getirilmiş 'düzen'i, azıcık daha katlanılabilir hale getiriyor. Sanki düzenleyince, ortaya çıkan şeyin senin eserin olduğu yanılgısını veriyor. Sana düzeni 'sahiplendiriyor'. Duruma seyirci olmaya dayanamamış olanları, bir şey yapmış gibi olmanın verdiği rahatlıkla sakinleştiriyor, seyirci koltuğuna tekrar oturtuyor. Bu fiil, belli ki sadece, kökündeki isme hizmet ediyor, casus gibi.

Başta, müzik dağıtım zinciri gibi ekmeğini bolca yediğimiz, geliştikçe güzelleşen, ama zamanı gelince tamamen bozulması gereken 'düzen'lerden söz etmek de vardı aklımda. Ve fakat, yazının genel halet-i ruhiyesinden de anlaşılacağı üzere, bugün pek havam yok. Zira, Hrant Dink'in duruşma haberini yanlışlıkla saçma sapan bir televizyon kanalının cafcaflı haber bülteninden seyretme gafletinde bulundum. Bir yandan, Dink'in eşine arsızca ve abuk sabukça bağıran sanıkları lanetler gibi görüntüler; diğer yandan, bunun aslında herhangi bir cinayet olduğunu, 'dağlarda o kadar Mehmetçik ölürken' pek de abartılmaması gereken bir vaka olduğunu anlatan satır arası sahneleri... Haber boyunca duruşma hakkında doğru düzgün bir bilgi edinememiş olmama rağmen, duruşma salonundaki kameralı kayıt sisteminin ne süper sonik bir şey olduğunu, nasıl çalıştığını şu anda çok ayrıntılı biliyor olmam bunun ufacık bir göstergesi olsa gerek.

Düzeni düzenlemek ikilisi; düzeni süslemek, zaten pek açık olmayan gözlerin aralıklarından filtrelenerek girerek daha büyük bir inançla kabul ettirmek, kayganlaştırmak, batan, acıtan, bağırtacak, ayağa kaldıracak yerlerini daha görünmez yerlere saklamak gibi bir anlama geliyor olsa gerek

----------------
Now playing: Radiohead - Go Slowly

23 Ocak 2007

Kulaktan Kulağa


Bu sabah iş yerinden iki arkadaşım konuşurlarken kulak misafiri oldum.

- "Hrant Dink bir yazısında 'Türk kanı pis kandır' demiş. Valla kardeşim, eğer öyle dediyse öldürenin ellerine sağlık derim"
- "Ben de duydum öyle bir şey. Eh, öldürdülerse bir sebebi vardır elbet."

Malesef çoğumuz böyleyiz. (Kendimi de dışarıda tutmuyorum.) Birçok haber hakkında, kaynağını bulup birinci elden öğrenmek ve kendi durumumuza göre muhakeme yapmak yerine; o haber hakkında -belki hangi dünya görüşünde bile olduğunu bilmediğimiz- birinden başlayarak üçüncü, beşinci ağızdan yorumları dinleyip onlara inanmak daha kolay geliyor.

Arada ne büyük haksızlıklar yapılıyor, kimler harcanıyor kimbilir.

Bunun için, en azından bu üzücü olayda -Hrant Dink'in arkasından bile olsa- aynı haksızlığın yapılmaması için kendimce bir Hrant Dink dosyası hazırladım. Ekleriyle birlikte birkaç arkadaşa ve gruba mail attım bu yazıyı. Burada da bağlantılar halinde vereyim:

İlk olarak Hrant Dink'in 2003 ve 2004'te yayınlanmış, hakkında 301'den dava açılmış ve 6 ay hapse mahkum edilmiş (ve öldürülmüş) olduğu "Ermeni Kimliği Üzerine" isimli yazı dizisini okumak gerek.
(Burada söylenecek çok şey var ama, az önce bahsettiğim durum üzerine kendimle çelişmemek için hiçbir yorum yapmayacağım. Hatta, Dink'in yargılanmasına neden olan cümlenin altını bile çizmedim -o cümle haberlerde bulunabilir-. Çünkü yazının tamamı okunmadığında çok anlamsız bir cümle haline geliyor. Mahkum edenlerin ve öldürenlerin yanlışına düşmemek için yazının tamamı mutlaka okunmalı.)

Agos gazetesinin resmi internet sitesinde yayınlanmış bu yazı dizisine ulaşmak için buraya tıklayın.

İkinci olarak
Dink'in 301'den mahkumiyetinin ardından yapılan haberlere (Radikal gazetesinden bir haber) ve CNN Türk'te Ahmet Hakan'la yaptığı röportaj gibi kaynaklara bir göz atmak gerekiyor. Çok daha fazlası Google'da bir hamleyle bulunabilir.

Son olarak Hrant Dink'in son yazıları yine Agos gazetesinin web sitesindeki Son Yazılar bölümünden okunabilir.

Kulaktan kulağa oyunu her zaman oynanacak. Belki de insanın doğasında "araştırıp, doğrudan kaynağın kendisinden bilgi almak ve kendi muhakemesini yapmak" zorlu yolunu tercih etmek yerine, ödünç fikirlerin kolaylığına sığınmak var. Farkında olmadan bunu hepimiz, her gün yapıyoruz. Ama, bunu bazen tersine çevirebilecek olanlar da bilinçli ve eğitimli kişilerden başkası değil.

"Dink, Türk kanı pis kandır, demiş, ölmeyi haketmiş" diyenlere işin doğrusunu anlatmak, kulaktan kulağa oyununda mızıkçılık yapıp, ilk söylenen sözü doğru haliyle tekrar söylemek gibi bir sorumluluğumuz olduğuna inanıyorum.

Dipteki Not: Mail kutuma Hacettepeli grubundan, Alper Fidaner tarafından şöyle bir mail geldi. Ben ancak 8'de Kızılay'da olabileceğim için yürüyüşe katılamayacağım. (Sordum, o kadar sürmezmiş, kısa bir yürüyüş olacakmış.) Ama belki katılmayı düşünenler olabilir diye maili aşağıya yapıştırıyorum.

*Hrant Dink'i uğurlamak üzere*

Ankara'da Hrant Dink'i uğurlamak üzere, 23.01.2007 günü saat 17.00'de başlayacak bir etkinlik ve ardından yürüyüş düzenlenecektir.

Ankara etkinliğinde pankart ve flama açılmaması kararlaştırılmıştır. Etkinliğe yalnızca karanfiller, mum, meşale ve DİNK'in resimleri ile katılım rica edilmektedir.

*Tarih : 23.01.2007 Salı günü *
*Saat : 17.00Yer : Sakarya Caddesi Meydanı - Kızılay*

*Etkinlik için Sakarya Caddesi'nden Birgün Gazetesi önüne (Atatürk Bulvarı No:127) saat 18,00'de yürünecektir.*